Tuesday, November 11, 2008
Bzzzttt
1 aydır şarjlı pillerimi arıyordum.En sonunda gidip bir çift daha aldım, şarj etmek için şarj makineme takayım dedim ki...1 aydır bulamadığım piller meğerse şarj aletinin içindeymiş.O da güzel.
Friday, November 07, 2008
Bugün ben bunu duydum
Kız1-Bizim okulda da Fazıl Say konser verdi.
Kız2-Hande Ataizi'nin sevgilisi olan adam.Operacı.
Kız1-Piyanist.
Sabah metroda birbirlerine kendi üniversitelerini övmeye çalışan iki kızın muhabbeti.Ne güzel.
Kız2-Hande Ataizi'nin sevgilisi olan adam.Operacı.
Kız1-Piyanist.
Sabah metroda birbirlerine kendi üniversitelerini övmeye çalışan iki kızın muhabbeti.Ne güzel.
Saturday, October 25, 2008
Bokubok
Aslen buraya kapatılmayla ilgi ciddi bir şeyler yazmam lazım ama...Nasıl derler bilirsin.Koy götüne rahvan gitsin.Boşa kürek çekmek gibi bizimkisi.
Tuesday, October 14, 2008
Tabut Havası
Eski okulumu bırakıp yeni okuluma başladığımdan beri kaç dersten muaf olacağımı merak ediyordum.Nihayet dilekçe sonuçlanmış, 10 tane dersten muaf sayıldım.10 dersin 5'i bu dönemden.Eh, hal böyleken benim de bu dönem aldığım ders sayısı 3'e düşmüş oldu böylece.Yarın gideyim de şu danışmanla bir görüşeyim üst yıllardan gözüme kestirdiğim 3 dersi kapayım.
Zayıf, çelimsiz bir insan evladı olmama rağmen çok az hastalanırım.Uzun zamandır nezle bile olmadım.Lâkin dün son dersten çıkıp, otobüse binip, kendimi eve nasıl attığımı bilemedim.Feci hastalanmıştım.Evde de bir kaç saat kimse olmadığından, tek başıma cebelleştim hastalıkla.Akşama düzeldim o ayrı mesele.
3 yıldır uzun olan saçlarımı kestirdim bir kaç saat önce.Bakımıydı, bağlamasıydı, ders çalışırken rahatsız etmesiydi falan derken sıkıldığımı anladım, kestirdim gitti.3 numara değil, 5 numara da değil biraz daha uzun...ama kısa işte.Eski haline göre her traş kısa olacaktı zaten:)
Sistemi yenilemek üzere yeni parça siparişleri verdim.İşlemci, anakart ve ram'i değiştiriyorum.Zamanlarını doldurdular artık, tıknefes kalıyorlar oyun falan açtığımda.Hazır yeni sezonun oyunları da gelmeye başlamışken değiştireyim dedim ben de.İyi ettim.
Zayıf, çelimsiz bir insan evladı olmama rağmen çok az hastalanırım.Uzun zamandır nezle bile olmadım.Lâkin dün son dersten çıkıp, otobüse binip, kendimi eve nasıl attığımı bilemedim.Feci hastalanmıştım.Evde de bir kaç saat kimse olmadığından, tek başıma cebelleştim hastalıkla.Akşama düzeldim o ayrı mesele.
3 yıldır uzun olan saçlarımı kestirdim bir kaç saat önce.Bakımıydı, bağlamasıydı, ders çalışırken rahatsız etmesiydi falan derken sıkıldığımı anladım, kestirdim gitti.3 numara değil, 5 numara da değil biraz daha uzun...ama kısa işte.Eski haline göre her traş kısa olacaktı zaten:)
Sistemi yenilemek üzere yeni parça siparişleri verdim.İşlemci, anakart ve ram'i değiştiriyorum.Zamanlarını doldurdular artık, tıknefes kalıyorlar oyun falan açtığımda.Hazır yeni sezonun oyunları da gelmeye başlamışken değiştireyim dedim ben de.İyi ettim.
Wednesday, October 01, 2008
Hacı Osman
Ramazan da bitiverdi bayrama eriştik.İlk defa orucu evde tuttum.Yalan yok öğleye kadar da uyudum valla.Geçen yılı hatırlıyorum da sahuru bile dışarıda yapardım.İftar için yarım saat önceden yemek kuyruğuna girer ona rağmen orucu da 20 dakika geç açardım.O yüzden varsın bu sene de orucu uykuya tutturmuş olalım.Herkesin bayramı da kutlu, mutlu, mübarek olsun.
23 Eylül'de eski okuluma (Sakarya üni.) gittim.Arkadaşları göreyim, iki muhabbet edeyim sonra da vedalaşayım diye...Zira benim okul başladıktan sonra gidebilme ihtimalim yoktu.O yüzden hazır imkan varken görüşeyim dedim elemanlarla.Lakin bizim tayfanın çoğu tatili bayramla birleştirmişler, okula gelmeyi de 6 Ekim'e ertelemişler.Orada olanlarla konuştuk, öpüştük, koklaştık, seviştik...Sonra da çektim geldim işte.Herkesin gözleri doldu ben ayrılırken.Yapma etme, gitme Yücel, bu sınıf sensiz çekilir mi falan dediler...neyse palavrayı bırakayım bir bok demediler.Eyvallah dedim geldim işte.Yalnız hepsi benim Matematik-Bilgisayar bölümünü kazandığıma gerçekten çok sevinmişler hissettim yani bunu.Lan yoksa okuldan ayrıldığım için mi bu kadar sevindiler, benim istediğim yeri kazanmış olmam falan hikaye yani.Bak kıllandım şimdi iyi mi.Şaka bir yana hepsine selam olsun buradan.Maddog'un da dediği gibi hepimiz aynı evrende nefes almaya devam ediyoruz, bir şekilde görüşmeye devam ederiz herhalde.
Görüşmeye devam etmek demişken.Geçen cumartesi "3.geleneksel Şehremini Lisesi 2005 mezunları iftarı" vardı.25 kişi falan iştirak etti.2 hocamız da geldi.Pek çok arkadaşı 2 yıldır görmüyordum(geçen yıl hafta içi yaptılar, gidemedim).Bazılarını ise 3 yıldan fazla olmuştu görmeyeli.Hoş oldu, güzel oldu, şahane oldu.2 hafta sonra bir diğer geleneksel aktivite olan makarna günü var.Bakalım ona da gidebilirim belki.
Uzun zamandan beri kültür-sanat aktivitelerinden uzak kaldım.Sinemaya bile gitmez oldum(hoş onun sebebi artık ben de baş ağrısı yapan boktan Hollywoood filmleri de neyse).Ayın onunda okula Fazıl Say geliyormuş ona gideyim.Dali'nin eserleri var ona da gitmem lazım.Ha bir de Cuma günü 12 Monkeys var TNT'de eşeklik etmeyim de bari onu da izleyeyim tekrardan.Ayrıca bir ara tüm değerli müzelerimizi uzun bir aradan sonra tekrar gezeceğim.Makine de aldım adam gibi fotoğraf çekerim, film bitme derdi olmadan(neydi o eski fotoğraf makineleri bea:)).
///
Komşu çocuğu var 12-13 yaşında.Dün 3 tinerci sıkıştırıp dövmüşler.Tinerciler söz konusu olduğunda açık söyleyeyim, hiç bir şekilde mantıklı düşünmem.Hatta onlar hakkındaki fikirlerim bir hayli de faşistçe diyebilirim.Nasıl bir ailede yetiştikleri, çevre etkisi, eğitim v.s. umrumda bile değil.Yoldan geçen herhangi birini sıkıştırıyorlar, parasını alıyorlar, yaralıyorlar, öldürüyorlar...Bir gün bir tanesi karşıma çıkarsa(2-3 tanesi çıkarsa bana da sopa atarlar tabi o ayrı) Allah yarattı demem buraya yazıyorum.Tinerciler taksimde bir askeri öldürdü...Tinerciler parkta kendisine sigara vermeyen 2 çocuk babası bilmem kimi öldürdü...Bu ne lan.Pis herifler.Sizi yurda alıyorlar, bir iş öğretmeye çalışıyorlar oralardan da kaçıyorsunuz.Geberin be.
23 Eylül'de eski okuluma (Sakarya üni.) gittim.Arkadaşları göreyim, iki muhabbet edeyim sonra da vedalaşayım diye...Zira benim okul başladıktan sonra gidebilme ihtimalim yoktu.O yüzden hazır imkan varken görüşeyim dedim elemanlarla.Lakin bizim tayfanın çoğu tatili bayramla birleştirmişler, okula gelmeyi de 6 Ekim'e ertelemişler.Orada olanlarla konuştuk, öpüştük, koklaştık, seviştik...Sonra da çektim geldim işte.Herkesin gözleri doldu ben ayrılırken.Yapma etme, gitme Yücel, bu sınıf sensiz çekilir mi falan dediler...neyse palavrayı bırakayım bir bok demediler.Eyvallah dedim geldim işte.Yalnız hepsi benim Matematik-Bilgisayar bölümünü kazandığıma gerçekten çok sevinmişler hissettim yani bunu.Lan yoksa okuldan ayrıldığım için mi bu kadar sevindiler, benim istediğim yeri kazanmış olmam falan hikaye yani.Bak kıllandım şimdi iyi mi.Şaka bir yana hepsine selam olsun buradan.Maddog'un da dediği gibi hepimiz aynı evrende nefes almaya devam ediyoruz, bir şekilde görüşmeye devam ederiz herhalde.
Görüşmeye devam etmek demişken.Geçen cumartesi "3.geleneksel Şehremini Lisesi 2005 mezunları iftarı" vardı.25 kişi falan iştirak etti.2 hocamız da geldi.Pek çok arkadaşı 2 yıldır görmüyordum(geçen yıl hafta içi yaptılar, gidemedim).Bazılarını ise 3 yıldan fazla olmuştu görmeyeli.Hoş oldu, güzel oldu, şahane oldu.2 hafta sonra bir diğer geleneksel aktivite olan makarna günü var.Bakalım ona da gidebilirim belki.
Uzun zamandan beri kültür-sanat aktivitelerinden uzak kaldım.Sinemaya bile gitmez oldum(hoş onun sebebi artık ben de baş ağrısı yapan boktan Hollywoood filmleri de neyse).Ayın onunda okula Fazıl Say geliyormuş ona gideyim.Dali'nin eserleri var ona da gitmem lazım.Ha bir de Cuma günü 12 Monkeys var TNT'de eşeklik etmeyim de bari onu da izleyeyim tekrardan.Ayrıca bir ara tüm değerli müzelerimizi uzun bir aradan sonra tekrar gezeceğim.Makine de aldım adam gibi fotoğraf çekerim, film bitme derdi olmadan(neydi o eski fotoğraf makineleri bea:)).
///
Komşu çocuğu var 12-13 yaşında.Dün 3 tinerci sıkıştırıp dövmüşler.Tinerciler söz konusu olduğunda açık söyleyeyim, hiç bir şekilde mantıklı düşünmem.Hatta onlar hakkındaki fikirlerim bir hayli de faşistçe diyebilirim.Nasıl bir ailede yetiştikleri, çevre etkisi, eğitim v.s. umrumda bile değil.Yoldan geçen herhangi birini sıkıştırıyorlar, parasını alıyorlar, yaralıyorlar, öldürüyorlar...Bir gün bir tanesi karşıma çıkarsa(2-3 tanesi çıkarsa bana da sopa atarlar tabi o ayrı) Allah yarattı demem buraya yazıyorum.Tinerciler taksimde bir askeri öldürdü...Tinerciler parkta kendisine sigara vermeyen 2 çocuk babası bilmem kimi öldürdü...Bu ne lan.Pis herifler.Sizi yurda alıyorlar, bir iş öğretmeye çalışıyorlar oralardan da kaçıyorsunuz.Geberin be.
Wednesday, August 27, 2008
Harrryyyy
İstiyorum lan istiyorum be.Harry Kewell'ın 19 numaralı turuncu formasını istiyorum ulan.

Bugün Galatasaray'ın maçı var ya.Ulan geçin şu turu ya.Kaldı ki maça özel salaklılar yapmadığımız sürece (geçen maçta Skibbe'nin yüzyılın sürpriz kadrosunu çıkartması veAykut'un dehşet-ül arz hataları gibi) geçeriz bu turu gibi geliyor bana.Şampiyonlar liginin heyecanı başka be.
Ve tenis(spor spikerleri gibi geçtim).Yahu n'olacak bu bayanlar tenisinin hali.Bir tane izlenesi bayan raket kalmadı Henin da bıraktıktan sonra.Sharapova'nın maçları dünyanın en sıkıcı maçları.Ivanaovic ilk turu bile zor geçiyor.Williams kardeşlerden artık bıktım.Eee kim kaldı ki.Bir tane lokomotif isim yok.Bir tane şaşırtıcı maç yok.Nerede vakt-i zamanında Graf-Hingis maçları nerede şimdi maçlar.Halbuki erkekler tenisi öyle mi?Özel olarak takip ettiğim Nadal, Hewitt ve Safin'in maçları şöyle bir kenarda dursun(onlar da zaten heyecandan kuduruyorum:)) neredeyse her maç heyecanlı ve birbirinden kaliteli.İlk turda Nadal'ın elediği rakibi gördünüz mü?100 küsürüncü sırada olmasına rağmen yaptığı müthiş vuruşlarla ve güzel oyunuyla maçın güzelliğine katkısı Nadal'dan bile fazlaydı.
Diyeceğim o ki.Bayanlar tenisine yeni bir renk yeni bir heyecan lazım yahu.Hadi ama.

Bugün Galatasaray'ın maçı var ya.Ulan geçin şu turu ya.Kaldı ki maça özel salaklılar yapmadığımız sürece (geçen maçta Skibbe'nin yüzyılın sürpriz kadrosunu çıkartması veAykut'un dehşet-ül arz hataları gibi) geçeriz bu turu gibi geliyor bana.Şampiyonlar liginin heyecanı başka be.
Ve tenis(spor spikerleri gibi geçtim).Yahu n'olacak bu bayanlar tenisinin hali.Bir tane izlenesi bayan raket kalmadı Henin da bıraktıktan sonra.Sharapova'nın maçları dünyanın en sıkıcı maçları.Ivanaovic ilk turu bile zor geçiyor.Williams kardeşlerden artık bıktım.Eee kim kaldı ki.Bir tane lokomotif isim yok.Bir tane şaşırtıcı maç yok.Nerede vakt-i zamanında Graf-Hingis maçları nerede şimdi maçlar.Halbuki erkekler tenisi öyle mi?Özel olarak takip ettiğim Nadal, Hewitt ve Safin'in maçları şöyle bir kenarda dursun(onlar da zaten heyecandan kuduruyorum:)) neredeyse her maç heyecanlı ve birbirinden kaliteli.İlk turda Nadal'ın elediği rakibi gördünüz mü?100 küsürüncü sırada olmasına rağmen yaptığı müthiş vuruşlarla ve güzel oyunuyla maçın güzelliğine katkısı Nadal'dan bile fazlaydı.
Diyeceğim o ki.Bayanlar tenisine yeni bir renk yeni bir heyecan lazım yahu.Hadi ama.
Sunday, August 24, 2008
Flying
Bugün gazete okuyordum.Bir haberin içerisinde Amerikan konsolosluğuna olan saldırıyla ilgili bir cümle geçmişti.O zaman farkettim bu olayı ne kadar zamandır hiç hatırlamadığımı.
Sadece bu olay değil tabi bunun gibi bir çok olay var.Türk halkı olarak bu tür olayları gerçekten de çok çabuk unutuyoruz.Bunun sebebi artık bu tür olaylar karşı biraz "nasırlaşmış" olmamız mı yoksa toplumsal olaylara karşı "umursamaz" tavrımız mı?
Düşünüyorum da ne kadar çok olay yaşanıyor ülkede.30 yıldırdır terörle savaş var zaten.Orman yangını, terör saldırıları, patlamalar, şehit haberleri...Bu haberlerin haftalık yoğunluğu kaçtır acaba?2,3 daha fazla?Mutlaka bu olayların yaşanması ülke olarak zaaflarımızdan, yanlışlıkarımızdan da kaynaklanmakta.Ama yine de düşünmeden edemiyorum.Hiç ülke dışına çıkmadım lâkin o çok methedilerek anlatılan Amerika ya da Avrupa ülkelerinden kaç tanesi, bizim yaşadığımız acılara uzun yıllar boyunca dayanabilirdi?
Sadece bu olay değil tabi bunun gibi bir çok olay var.Türk halkı olarak bu tür olayları gerçekten de çok çabuk unutuyoruz.Bunun sebebi artık bu tür olaylar karşı biraz "nasırlaşmış" olmamız mı yoksa toplumsal olaylara karşı "umursamaz" tavrımız mı?
Düşünüyorum da ne kadar çok olay yaşanıyor ülkede.30 yıldırdır terörle savaş var zaten.Orman yangını, terör saldırıları, patlamalar, şehit haberleri...Bu haberlerin haftalık yoğunluğu kaçtır acaba?2,3 daha fazla?Mutlaka bu olayların yaşanması ülke olarak zaaflarımızdan, yanlışlıkarımızdan da kaynaklanmakta.Ama yine de düşünmeden edemiyorum.Hiç ülke dışına çıkmadım lâkin o çok methedilerek anlatılan Amerika ya da Avrupa ülkelerinden kaç tanesi, bizim yaşadığımız acılara uzun yıllar boyunca dayanabilirdi?
Saturday, August 23, 2008
Little Green Bag
Bir önceki uzuunnn yazım silinmiştir.Sadece ilgili kişinin okuması yeterliydi ve neyseki de okumuş, her şey yolunda:)Bundan sonra tek okuma hakkı da ondadır.
Wednesday, August 20, 2008
Çamurrrrr
Millete sataşayım biraz...
Uyuz oluyorum
Deniz/havuz kenarına gelip bütün gün bikinisiyle, mayosuyla 7 saat güneşlenip, denize girmeden evine dönen kızlara.Yürü git damda güneşlen lan o zaman.
Düğünlerde oynamak istemeyen adamı "ya abi gel oyna ya" diyerek kolundan çekiştirip, zorla oynatmaya çalışan tiplere.Bırak kardeşim ya adamın kolunu çıkartacan.hırt.
Mezuniyet törenlerinde yedi kat makyaj yapan, eciş bücüj kıyafet giyen, kasım kasım kasan erkek ve kızlara.Hayır yani biriniz sınavda ter içinde kalıp kopya isteyen Ayşe, öteki de muhabbet arasında küfür salvosu yapan Ahmet değil sanki(isimler değişkendir).
Vizeden/finalden 95 alıp kağıdına bakmak isteyenlere.
Tüm kaldırımı parselleyip, uyuşuk şekilde yürüyenlere.Ağır taşıtlar sağdan lan.Biraz akıl biraz mantık lan.Yola mı ineyim, sürttürerek mi geçeyim, yoksa her geçişimde hepinizden tek tek izin mi isteyim.Yürü sağdan.
"Karı gibi" benzetmesini kullananlara.
"Erkek gibi" benzetmesini kullananlara.
Kafe, lokanta v.b. yerlere girerken müşterilerin tip tip bakmasına ve bazılarının uzun süre tip tip bakmasına.Hayır sanki mekanın sahibisinde misafir bekliyorsun.Zıkkımlan yemeğini be.
--------
İnsan boş kalınca sataşacak yer arıyor be.Neyse daha aklıma gelirse güncellerim burayı, kusarım nefretimi ve tüm uyuzluğumu.
Uyuz oluyorum
Deniz/havuz kenarına gelip bütün gün bikinisiyle, mayosuyla 7 saat güneşlenip, denize girmeden evine dönen kızlara.Yürü git damda güneşlen lan o zaman.
Düğünlerde oynamak istemeyen adamı "ya abi gel oyna ya" diyerek kolundan çekiştirip, zorla oynatmaya çalışan tiplere.Bırak kardeşim ya adamın kolunu çıkartacan.hırt.
Mezuniyet törenlerinde yedi kat makyaj yapan, eciş bücüj kıyafet giyen, kasım kasım kasan erkek ve kızlara.Hayır yani biriniz sınavda ter içinde kalıp kopya isteyen Ayşe, öteki de muhabbet arasında küfür salvosu yapan Ahmet değil sanki(isimler değişkendir).
Vizeden/finalden 95 alıp kağıdına bakmak isteyenlere.
Tüm kaldırımı parselleyip, uyuşuk şekilde yürüyenlere.Ağır taşıtlar sağdan lan.Biraz akıl biraz mantık lan.Yola mı ineyim, sürttürerek mi geçeyim, yoksa her geçişimde hepinizden tek tek izin mi isteyim.Yürü sağdan.
"Karı gibi" benzetmesini kullananlara.
"Erkek gibi" benzetmesini kullananlara.
Kafe, lokanta v.b. yerlere girerken müşterilerin tip tip bakmasına ve bazılarının uzun süre tip tip bakmasına.Hayır sanki mekanın sahibisinde misafir bekliyorsun.Zıkkımlan yemeğini be.
--------
İnsan boş kalınca sataşacak yer arıyor be.Neyse daha aklıma gelirse güncellerim burayı, kusarım nefretimi ve tüm uyuzluğumu.
Sunday, August 17, 2008
Blog efe.Yoktum bir süredir tatile gittim memlekete.Yüzdüm, dolaştım falan.Derken ÖSS sonuçları açıklanmış.Tam istediğim bölümü kazanmışım.Şaşırdım aslında biraz.Artık Sakarya-Gıda Mühendisliğine elveda.Gurbete de elveda.Evimden gider gelirim okula artık paşa paşa.Al bak bu resmi de tatildeyken çektim.Elim titreyince değişik bir resim çıktı ortaya.Burası Türkeli'den çekilmiş bir resim.
Burası benim memleketim.Kastamonu-Çatalzeytin.



Daha yüzlerce var da şimdilik iyidir bu kadar.
Burası benim memleketim.Kastamonu-Çatalzeytin.
Daha yüzlerce var da şimdilik iyidir bu kadar.
Tuesday, July 22, 2008
hayvanlar gibi ara
Tv de komik bir şey izliyorsunuzdur.Dizi ya da herhangi bir şey.Kahkadan hallice, tebessümden daha büyük bir sırıtışla ekrandaki şeye güldüğünüz o anda çat diye reklam girer ya.Hah işte ben onlarda kendimi aptal gibi hissediyorum.O aptal sırıtışımla kendimi reklamlara bakarken bulmak...Hayır yani biri odaya girse ortama bak.Sırıtır bir vaziyette deterjan reklamı seyrediyorum.Hey Allah'ım ya:)
Monday, July 21, 2008
Sunday, July 06, 2008
Break point

Müthişti.Süperdi.Olağanüstüydü.Brüt 7 saatten fazla, net 4.30 saat sürdü ama sonunda Nadal kazandı.Hem de Wimbledon'da üst üste 5 kere şampiyon olan, dünyanın bir numarası ve benim nefret ettiğim bir tenisçi olan Federer'i yenerek.Çok değil bir kaç hafta önce Roland Garros'da onu zaten perişan etmişti ama o normaldi.Roland Garros zaten Nadal'ın krallığında bulunuyordu.Peki ya Wimbledon'da yenmek...Anlatılmaz yaşanır.Federer kazansa üst üste 6 kere kazanmış olacaktı ve bunu başaran ilk teniçi olarak tarihe geçecekti.Ama tarihe geçen Nadal oldu.En büyük hayalini gerçekleştirmekle kalmadı grand slamlerin en değerlisi Wimbledon'ı kazanan ilk İspanyol oldu.
Federer çok iyi oyuncudur.Laf yok.Ama özellikle bu turnuvada benim en sevdiğim 3 tenisçiden ikisi olan Hewitt ve Safin'i eledi ya...Ona olan nefretim daha da depreşti.Neyse ki finalde en sevdiğim Nadal'a denk geldi.Gerçekten bu kadar uzun sürmeyebilirdi bu maç.2-0'dan sonra Federer'in hesabını kesebilirdi Nadal ama olmadı uzadı.Daha da iyi oldu aslında.Harika bir maç izlemiş oldum.Hele son dakikalarında ayaktaydım resmen.Son vuruşta, Federer topu fileye taktığında ise bastım çığlığı.Nadal'ın gözyaşları, tribünlere çıkışı...Gerçekten anlatılmaz yaşanır bir maçtı.
Keşke diyorum şu tenisin farkına varabilecek daha fazla insan evladı olsa ülkemizde.
Friday, May 16, 2008
back to future
Uzun bir aradan sonra yeniden yazıyorum.
Sakarya Üniversitesi'nde icra ettiğim Gıda Mühendisliğinin 2. yılı da nihayete ermiş bulunuyor.Umarım 1 ay sonra gireceğim öss'den sonra bu boktan bölümden kurtulurum.Şu an İstanbul'dayım ve şu son 1 ayımı tamamen öss'ye ayıracağım.
Hayatımın en garip bir kaç ayını yaşadım herhalde.Birbirinden angut okul hocaları, bölümü bırakma kararı almam, arkadaşlarımla ilişkilerim, pek çok alışkanlığımı terketmem, ülke meselelerinin iyice karışması ve kişisel bir sürü ayrıntı...Galatasaray da şampiyon oldu tabi.
Ama bir şey var ki...hani aklınıza geldiği an boğazınıza bir şey takılır gibi olur.konuşamazsınız, düşünemezsiniz ya...
Rahat uyu dedem.Mekanın Cennet olsun.Seni çok özlüyorum.
Sakarya Üniversitesi'nde icra ettiğim Gıda Mühendisliğinin 2. yılı da nihayete ermiş bulunuyor.Umarım 1 ay sonra gireceğim öss'den sonra bu boktan bölümden kurtulurum.Şu an İstanbul'dayım ve şu son 1 ayımı tamamen öss'ye ayıracağım.
Hayatımın en garip bir kaç ayını yaşadım herhalde.Birbirinden angut okul hocaları, bölümü bırakma kararı almam, arkadaşlarımla ilişkilerim, pek çok alışkanlığımı terketmem, ülke meselelerinin iyice karışması ve kişisel bir sürü ayrıntı...Galatasaray da şampiyon oldu tabi.
Ama bir şey var ki...hani aklınıza geldiği an boğazınıza bir şey takılır gibi olur.konuşamazsınız, düşünemezsiniz ya...
Rahat uyu dedem.Mekanın Cennet olsun.Seni çok özlüyorum.
Monday, February 04, 2008
Kantare
Buranın daha sık güncelleneceğine dair bir iki kelam etmişim aşağıda bir yerlerde...artık nasıl gaza geldiysem vakti zamanında...
Burayla pek bir ilgim kalmadı.Aslında net alemindeki herhangi bir sohbet ortamı (forum,msn cart curt) ile doğru düzgün bir ilgim kalmadı.Sıktı artık.
Burayla pek bir ilgim kalmadı.Aslında net alemindeki herhangi bir sohbet ortamı (forum,msn cart curt) ile doğru düzgün bir ilgim kalmadı.Sıktı artık.
Friday, November 30, 2007
Iron Man
Güçlü olmaktan da, güçlü olmaya çalışmaktan da, güçlü görünmekten de bıktım.Geberene kadar ağlamak istiyorum.
Saturday, November 10, 2007
Tuesday, October 30, 2007
Call to Arms
Şu aralar terör nedeniyle verdiğimiz şehitlerden sonra; halkımızda bir askere gidip ölme hevesi başladı.Her yerde bir "Vatan sana canım feda", "Beni de alın askere, ben de çıkacağım dağa" naraları kaptırmış gidiyor.Bu vatan için verebileceğimiz tek şey ortalama 1.75 boylarındaki 60-80 kg'lık vücutlarımız yani öyle mi?Hayır efendim değil.
Şimdi sen.Evet evladım seni gösteriyorum.Bir şekilde üniversiteye kapağı atmışsın.Orada aman da arkam sağlam olsun diyerek ülkücü gruplarının içine dalmışın.Okula gitmezsin, derse girmezsin sen mi gelip vatan için öleceksin lan?Baba parasını üniversite sıralarında değil de sağda solda tükettikten sonra; hiç gelme bana da silah verin bende dağa çıkayım diye.Sen önce adam gibi kendi üzerine düşen vazifeyi yerine getir.Bu ülkede asker çok.Her gün 20 şehit versek kaç yazar?Ama yoookkkk.Millet olarak gazı almayıverelim, bir coşuyoruz bir coşuyoruz.
Madem vatanını seviyorsun, zaman; vatan için canını feda etme zamanı değil; vatan için hayatını adama zamanı.Okuyorsan adam gibi oku, çalışıyorsun adam gibi çalış.Dağa çıkıp ölmenin, seni şehit mertebesine ulaştırmaktan başka kimseye hayrı yok.Ne vatana ne anana ne babana.
Ne demiş Tevfik Fikret "Vatan için de ölmek de var, fakat borcun yaşamaktır."
Şimdi sen.Evet evladım seni gösteriyorum.Bir şekilde üniversiteye kapağı atmışsın.Orada aman da arkam sağlam olsun diyerek ülkücü gruplarının içine dalmışın.Okula gitmezsin, derse girmezsin sen mi gelip vatan için öleceksin lan?Baba parasını üniversite sıralarında değil de sağda solda tükettikten sonra; hiç gelme bana da silah verin bende dağa çıkayım diye.Sen önce adam gibi kendi üzerine düşen vazifeyi yerine getir.Bu ülkede asker çok.Her gün 20 şehit versek kaç yazar?Ama yoookkkk.Millet olarak gazı almayıverelim, bir coşuyoruz bir coşuyoruz.
Madem vatanını seviyorsun, zaman; vatan için canını feda etme zamanı değil; vatan için hayatını adama zamanı.Okuyorsan adam gibi oku, çalışıyorsun adam gibi çalış.Dağa çıkıp ölmenin, seni şehit mertebesine ulaştırmaktan başka kimseye hayrı yok.Ne vatana ne anana ne babana.
Ne demiş Tevfik Fikret "Vatan için de ölmek de var, fakat borcun yaşamaktır."
Sunday, October 21, 2007
Untitled
Muhtemelen bu blog artık, daha sık güncellenen, daha siyasi, daha sivri dilli, daha sert bir blog olacaktır.Beni daha fazla yansıtacaktır yani.
Tuesday, October 09, 2007
Yağmurun Elleri
Yazacak çok şeyim var ama benim asıl içimden gelen konuşmak sanırım.O yüzden buralar boş kalıyor.Ah ulan layıkıyla dinleyecek birilerini bulsam susmayacağım ama...Beni kim niye dinlesin ki?Bunu istemeye de ne hakkım var ki?Herkes kendi derdinde zaten.
Subscribe to:
Posts (Atom)
